Yeni biten kitabımla geldim size <3 Yazın başında başlayıp yarım bıraktığım kitap olur kendisi. Başlarda öyle sıkıcı geldi ki neden öyle oldu bilmiyorum. İran'dan bahseden bu tarz romanları seviyorum. İran'a olan ilgimden değil, oradaki sözde müslüman insanların masum insanlara neler çektirdiğini merak ediyorum. Daha önce de bu tarzda farklı bir roman okumuştum: Mevsim Hep Sonbahar. O da çok güzel bir romandı.
Selamlar! Hadi yaz bitmeden mutfakta bişeyler yapalım :) Bizde genelde böyle oluyor. Tam tatil bitecekken aklımıza hamurişi geliyor. Gitmeden bunu da yapalım, şunu da yiyelim, tüh onu yapmayı unuttuk falan...
Neyse gitmeme 5 gün kala pizza yapalım dedik. Düşündüm ki uzun zamandır da blogda yazmamışım, hazır mutfaktayız, hemen paylaşmalıyım :D
Bir yaz mevsiminin daha sonuna geldik. Öğrencilik hayatımın -tabii bu yıl herhangi bir dersten kalmazsam- son yaz tatilini de evde pinekleyerek geçirdim. Hunharca gezen, tatil yapan, bir festivalden diğerine koşan, habire düğün selfiesi paylaşan arkadaşlarımı sessiz bir şekilde izledim :D Neyse ki yaz mevsimini pek sevmediğim için serin serin evde oturmak çok da zor olmadı benim için. Ama bitti! Yine hiç bitmeyecekmiş gibi başlayan yaz tatili bitti...
Tatilimin ikinci kitabını bitirdim! Öyle etkileyici bir kitap ki. En sevdiğim kitaplar listesinde ilk 5e rahat girecek türden. Hiç beklemediğim sayfalarda, hiç beklemediğim olaylar. O kadar sürükleyici, o kadar içimizden birer parça koparıcı :)
Kitabın arkasında zaten çok güzel anlatılmış, eğer arkasındaki yazıya çok önem veren biriyseniz gerçekten orası bile etkileyici.